Üvey Oğul, odasının loş ışığında yatakta yatıyordu. Yalnızdı, kapıyı kilitlemeyi unutmuştu. Elleriyle sertçe sikini sıvazlıyordu, avuçları etrafında kayarken inlemeleri odada yankılanıyordu. Zihni üvey annesiyle doluydu; o dolgun kalçaları, dar eteklerin altından taşan iri memeleri düşünüyordu. Sikini daha hızlı pompalıyordu, damarları şişmiş, başı kızarmış halde, ter damlaları göğsünden akıyordu. Nefesi hızlandı, boşalmaya yakındı, kalçalarını kaldırıp eliyle kökünden ucuna kadar ovuşturuyordu.
Kapı sessizce aralandı. Üvey anne, evin hâkimi olan 45’lik dominant kadın, oğlunu bu halde yakaladı. Çıplak yatıyordu, bacakları ayrık, eli sikinde donmuş gibi. Gözleri faltaşı gibi açıldı ama hemen saklandı kapının ardına, izlemeye başladı. Kalbi deli gibi atıyordu, amı ıslanmaya başlamıştı bile. Oğlunun fit vücudunu, sertleşmiş sikini görünce arzusunu bastıramadı; gözleri parladı, dudaklarını ısırdı. Gizlice izliyordu, eli eteğinin altına kaydı, ama durdu, sadece seyretmeye odaklandı. Oğlunun utangaç hâli onu daha da azdırıyordu, tabu ateş içini kemiriyordu.
