Gecenin karanlığında yatağımda kıvranıyordum, rüyalarım yine o yasak ateşle yanıyordu. Gözlerimi kapattığım anda, üvey babamın güçlü, çıplak bedeni karşımda beliriyordu. Kaslı gövdesi terle parlıyordu, kalın kolları beni sarmalamak için uzanıyordu. Dokunuşları sıcaktı, tenime değdiği anda içimde bir yangın başlıyordu. ‘Baba…’ diye fısıldadım rüyamda, sesim titreyerek, ama o kelime bile amımı ıslatıyordu. Gerçek hayatta masum bir kızdım, 19 yaşında, annemin evlendiği bu adamdan uzak durmaya çalışan, ama geceleri rüyalarımda onun kölesi oluyordum.
Ona doğru yaklaştım, kalbim deli gibi atıyordu. Yasak arzu beni ele geçirmişti, dudaklarımı onun kalın dudaklarına yapıştırdım. Sert öpücüklerim yağmur gibi yağdı, dilim onun ağzına daldı, emdim onu açlıkla. ‘Kızım, ne kadar ıslaksın sen,’ diye homurdandı o, sesi boğuk ve emredici, eli ensemde sıkıca tutuyordu. Dişlerimle alt dudağını ısırdım, kan tadı aldım neredeyse, ama durmadım. Öpüşmemiz vahşiydi, tükürüklerimiz karışıyor, nefeslerimiz birbirine çarpıyordu. Göğsüm onun sert göğsüne sürtünüyordu, meme uçlarım taş gibi sertleşmişti.
