Elif, akşamın serinliğinde dar bir sokağı adımlıyordu. Uzun siyah saçları omuzlarına dökülüyor, ince bedeni hafif bir elbise altında sallanıyordu. Murat’ı aramak için çıkmıştı eve, ama aklındaki endişe giderek büyüyordu. Sadakate inanan biri olarak, ilişkilerinin temeline güvenmişti hep. Sokak lambalarının soluk ışığı altında, köşeyi dönerken durdu. Karşısında inanılmaz bir manzara: Erkek arkadaşı Murat, kaslı vücudu tamamen çıplak, bir adamla sokakta birbirlerine yapışmış halde.
Murat’ın güçlü kolları adamın beline sarılmış, ikisi de pantolonlarını yere indirmiş, sertçe birbirlerini sikiyorlardı. Orta yaşlı adam, sert bakışlı gözleri kısılmış, Murat’ın kalçalarını iki eliyle sıkıca kavramış, onu duvara yaslamıştı. Murat’ın kalın yarrağı adamın elinde sertleşmiş, damarları şişmiş halde sallanıyordu. Adamın kaba elleri Murat’ın götünü yoğuruyor, parmakları delik etrafında daireler çiziyordu. Elif’in kalbi göğsünde deli gibi atmaya başladı. Bu ihanet miydi? Gözleri yaşarmaya başladı, midesi bulanıyordu
