Sevgilisinin Terfi Alabilmesi Sevgilisinin Patronuyla Yatıyor Türkçe Altyazılı
Sam’in evinin kapısına vardığımda kalp atışlarım hızlanmıştı. Gece yarısına yakındı, sokak lambalarının soluk ışığı altında, uzun sarışın saçlarımı omuzlarıma dökmüş, dar eteğimle fit vücudumu sergileyerek duruyordum. Stresli sevgilim Sam’in hayatı iş yüzünden mahvolmuştu; evimize taşındığımdan beri o gergin surat, o bitkin gözler her şeyi zehirliyordu. Artık yeterdi. Bu gece sınırları zorlayacaktım, onu kurtaracaktım – ya da en azından bir geceliğine. Anahtarı gizlice kopyalamıştım, kapıyı sessizce açtım ve içeri süzüldüm. Oturma odasında, koltukta yayılmış, kravatı gevşetilmiş halde oturuyordu. Kaslı kolları, geniş omuzları hâlâ çekiciydi ama gözlerindeki o yorgun ateş, beni deli ediyordu.
Sam başını kaldırdı, şaşkınlıkla bana baktı. ‘Ivy? Ne işin var burada bu saatte?’ diye sordu, sesi çatallı ve sinirli. Stres kokusu odada yayılmıştı; terli gömleği, dağılmış saçları.
Yaklaştım, kalçalarımı sallayarak, gözlerimi onunkilere kilitleyerek. ‘Seni görmeye geldim, Sam. İşin seni yiyip bitiriyor, fark etmiyor musun? Bizim hayatımızı da zehirliyor.’ Cesurca sordum, sesimi yumuşak ama baskılı tutarak. ‘Neden bırakmıyorsun o lanet olası işi? Benim için, bizim için.’
O gerginleşti, kaşlarını çattı. ‘Ne diyorsun sen? Bu seni ilgilendirmez, Ivy. Git eve.’ Ama sesinde bir kırılma vardı, o işkolik kabuğunun altında ezilen bir adam.
Elimi uzattım, kaslı kollarını sımsıkı tuttum. Parmaklarım tenine gömüldü, nabzının hızlandığını hissettim. ‘Hayır, ilgilendirir. Seni böyle görmekten nefret ediyorum.’ Yaklaştım daha da, dudaklarımı sertçe onununkilere bastırdım. Öpücük vahşiydi, dilimle ağzını zorladım, stresini emmek istercesine. O bir an direndi, elleri omuzlarımı itti ama ben bırakmadım, vücudumu ona yasladım, göğüslerimi sert göğsüne sürttüm.
